Prof. Dr. Nuray Bozkurt

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI

Doğum


9 aylık gebelik sürecinin ardından bebeğin dünyaya gelmesi, anne ve babayla buluşması anıolan doğum mucizevi bir tecrübedir. Doğum sıklıkla 38-41. haftalar arasında gerçekleşmektedir. Bu üç haftalık süre kimilerine göre çok uzun bir aralığı ifade ediyor olsa da sizler de kendinizde fark ettiğiniz bazı belirtilerle doğumun yaklaştığını anlayabilirsiniz. Doğum, normal (vajinal) doğum ve sezaryen doğum olmak üzere iki şekilde gerçekleşebilir.


Doğum öncesi belirtiler:


-Bebeğin pelvise yerleşmesi: Halka arasında “göbeğin inmiş” olarak da tabir edilen bu durumda bebek doğum kanalı girimine doğru indiği için artık midenizde olan baskı azalıp göbeğinizin biraz daha aşağı indiğini fak edebilirsiniz. Bu durum doğumdan birkaç saat önce olabileceği gibi birkaç gün önce de bebeğiniz doğum kanalına inebilir.

-Kanlı/Pembe akıntı: Halk arasında “nişan gelmesi” olarak da bilinen bu akıntı gebelik sırasında rahim ağzının kapalı kalmasını, mikropların rahme girişini engelleyen jöle kıvamında bir mukus tabakasının kanlı bir şekilde atılmasıdır. Doğum öncesi rahim ağzında görülen değişiklerden dolayı bu jölemsi tabaka artık rahim ağzını kapatamaz ve kanlı bir akıntıyla dışarı atılır. Kanlı akıntı kahverengi olabileceği gibi pembe renkli de görülebilir. Nişan gelmesi genellikle doğumdan birkaç gün önce gerçekleşir.

-Su gelmesi: Bebeğin anne karnında içinde bulunduğu kesenin yırtılması sonucu görülür. Suyun gelmesi yırtılma miktarına bağlı olarak çok miktarda şeffaf-sarı akan su şeklinde olabileceği gibi çamaşıra bulaşmış hafif bir ıslaklık gibi de olabilir. Genellikle sancılar (rahim kasılmaları) eşlik eder. Su gelmesi durumunda sancılarınız başlamamış olsa daha en kısa zamanda doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

-Kasılmalar: Rahmin kasılmasıyla oluşan ritmik ağrılar doğum sancılarıdır. Doğum sancıları başladıysa artık doğuma çok az bir zaman kaldı demektir. Yalnız doğumdan günler öncesinde hissedebileceğiniz yalancı kasılmalar da olabilir. Bunların ayrımı için sancılarınızı takip etmeniz çok önemlidir. Doğum sancıları belirli aralıklarla gelir, bir miktar devam eder sonra kaybolur. Sancı geldiği zaman pozisyon değiştirmeniz ağrıyı kesmez. Zaman ilerledikçe gelme sıklığı artar ve ağrının süresi uzar. Yalancı sancılar ise belirli bir süre sonra azalarak geçer.

-Sık idrara çıkma: Gebeliğin son zamanlarında özellikle bebeğin başının idrar torbasına bası yapması nedeniyle sık idrar çıkma çok görülen bir durumdur.


Doğum Çeşitleri:


Normal (vajinal ) Doğum: Rahim kasılmaları ile başlayan bebek ve eşinin doğumu ile biten fizyolojik süreç olarak tanımlanır. İlk doğumda toplamda 12 ila 24 saat süren 3 evreden oluşmaktadır. Evre 1: Bu evre rahim ağzının kısalıp açılmaya başlaması ile tam açıklığa (10cm) ulaşması arasında geçen süreyi ifade eder. Yaklaşık olarak 12 saat sürer. Doğumun birinci evresini rahim kasılmaları başlatır. Bu evrenin başlarında kasılmalara yaklaşık 10 dakikada bir görülürken ilerleyen süreçte sıklığı artarak kasılmalar arası süre 1 dakikaya kadar düşer.

Evre 2: Rahim açılması tamamlandıktan sonra bebeğin doğumuna kadar olan süreyi gösterir. İlk doğumlarda maksimum 2 saat, diğerlerinde 1 saat kadar sürer. Bu evrede annenin ıkınması bebeğin doğumu için en önemli faktörlerden biridir. Bu evrede iş anneye düşer  Bebeğin başı çıkıma geldiğinde rahim kasılmaları annenin de ıkınmasıyla birlikte bebeği iter doğum gerçekleşir. Öncelikle bebeğin başı doğar, sonra dönerek vücuduyla başını hizalar, arkasından sırayla omuzlar tek tek doğurtulur ve omuzlardan sonra hızlıca tüm vücut çıkarak doğum tamamlanır. Bebek doğduktan sonra göbek kordonu kesilir ve annesinin kucağına verilip ilk ten teması sağlanır.

Evre 3: Bu evrede bebek doğduktan sonra rahmin içinde kalan plasenta rahimden dışarı atılır. Bu evrede de bir miktar sancı hissedilir çünkü rahim kasılmaları plasentayı dışarı atmak için devam etmektedir. Genellikle 10 dakikadan daha kısa sürede gerçekleşir.

Epizyotomi: Doğum esnasında, bebeğin başı doğmadan önce çıkışı kolaylaştırmak ve kontrolsüz yırtılmaları önlemek için perineye yapılan kesidir. Median(orta hatta) ve mediolateral (yana doğru) olmak üzere iki şekilde yapılabilir.

Epizyotomi genellikle ilk doğumunu gerçekleştirecek hastalarda ve perine bölgesi doğum esnasında çok gerilen yırtılma riski yüksek olan hastalarda uygulanır. Her normal doğumda uygulanan bir yöntem değildir. Burada amaç kişinin doğumuna yardımcı olmak ve ilerde idrar, gaita tutamama gibi büyük sorunlara neden olabilecek bir yırtılmanın önüne geçmektir. Epizyotomi başı normalden iri bebeklerin doğumunda, prematüre bebeklerin doğumunda, annenin ıkınmasını engelleyen herhangi bir sağlık sorunu olması durumunda ve özellikle ilk doğumlarda uygulanır.

Epizyotominin sonrasında ağrı görülebilir. Bu ağrılar ağrı kesici kullanımıyla gerilemektedir. Her dikiş yerinde olduğu gibi enfeksiyon riski mevcuttur. Enfeksiyon kapması durumunda dikişler kendiliğinden açılabilir. Fakat temiz bakılan bir epizyotominin iyileşme süresi hızlı ve rahat olmaktadır.

Epidural Anestezi: Halk arasında ağrısız doğum olarak bilinen doğumda kullanılan anestezi şeklidir. Bel bölgesinden yapılan bir iğneomuriliğelokalanestezik ilaç verilerek yapılan ve mutlaka anestezi uzmanı tarafından gerçekleştirilen lokal-bölgesel bir anestezi çeşididir. Normal doğumda doğum sancılarının azalması için kullanıldığı gibi sezaryen doğumda veya bel seviyesinin altında yapılan başka ameliyatlarda da uygulanabilir. Normal doğumda sezaryende uygulanandan daha az ilaç verilerek annenin sadece ağrı duymaması fakat yürüyebilmek gibi motor becerilerinin devamı sağlanır. Günümüzde doğum sırasında ağrıyı azaltmada kullanılan en etkili yöntemdir.

Sezaryen Doğum: Annenin karnının ve rahminin ameliyatla açılarak bebeğin çıkarılmasına sezaryen doğum denir. Lokal (spinal/epidural) veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bebeğin iri olması, bebeğin başının normalden büyük olması, annenin pelvisinin doğuma uygun olmaması, annenin ıkınmasını engelleyen tıbbi bir hastalığının olması, bebeğin plesatasının rahim ağzını kapatıyor olması, bebeğin başının annenin pelvisiyle uyumlu olmaması, önceki doğumun sezaryenle yapılmış olması, bebeğin anne karnında hayati tehlikesinin oluştuğu ve acil doğması gereken kondisyonlar gibi durumlar dışında rutin bir doğum şekli olarak kullanılmamaktadır. Yaklaşık 1 saat kadar süren bir ameliyattır.

Doğumun sezaryenle yapılacağına önceden karar verilen durumlara planlı (elektif) sezaryen denir. Elektif sezaryen bebeğin akciğerlerinin gelişimi göz önünde bulundurularak genelikle 39. gebelik haftası dolduktan sonra yapılır.